Amy Lee'nin The Open Door'a Yorumları

Aşağa gitmek

Amy Lee'nin The Open Door'a Yorumları

Mesaj  Misafir Bir Cuma Ağus. 22 2008, 17:33

Evanescence: Amy Lee’nin Yeni Şarkılar Hakkındaki Yorumları

Tüm zamanların büyük başlangıçlarından birini nasıl takip edersin? Kızgınlıkla mı yada yalnızlıkla mı? “Şarkıdan Şarkıya”,”The Open Door” incelemesi.

Hazırlayan:C. Bottomley

“Bu albümü dört yıl önce yazamadım” diye itiraf ediyor Amy Lee,Bir “Live @ VH1.com session kaydından” sonra soluklandığı gibi.”Bu şarkıları dört yıl önce çalamadım.Bir müzisyen ve şarkıcı olarak olgunlaştım.Kendime çok daha fazla meydan okuyorum”

Lee’nin yaşamak için birçok şeyi var.Evanescence başlangıç albümü “Fallen” dünyada 14 milyon kopyayla satıldı ama bunun bir bedeli vardı.Kurucu Ben Moody gruptan Avril Lavingne ile çalışmak için ayrıldı.Yerine “Cold” grubundan,geçen yıl neredeyse öldürücü bir felç geçiren,Terry Balsamo geldi.Ve “The Open Door” çıkışına aylar kala bassist William Boyd da gruptan ayrıldı.Fakat Amy’e sorularımız bu dramlar hakkında değil.O müzik yapmak için yola koyuldu. Burada O’nun ağzından şarkılar hakkındaki yorumlarını alacağız.

"Sweet Sacrifice"
Dinamik başlangıç,arabesk vokal ve oturaklı nakaratlar.Evanescence geri döndü.
“Fallen” albümdeki tüm şarkıların kaynağı olan,aynı baştan çıkarıcı ilişkiler hakkındaki “The Open Door” şarkılarından biri.Başlangıca bu şarkıyı koymak uygundu.ama bu şarkının “Fallen” albümdeki şarkılardan daha kuvvetli bir içeriği var.”Korku içinde tuzağa düşürüldüm,biri beni korusun” demiyor,”Korku sadece beynimizin içinde (Fear is only in our minds)…Artık korkmuyorum” diyor.

"Call Me When You're Sober"
Lee bu şarkıda küçümsenen kadını oynuyor.Anahtar söz “Kendi oyununu kaybetmek yorucu olmalı(Must be exhausting to lose your own game).”
Bunun kimin hakkında olduğu çok açık.Bilirim ki insanlar satırları okudu ve bu benim eski erkek arkadaşım Shaun Morgan [Seether] hakkında ama bunun tamamen açık olmasını istedim.Uzun zaman ne hissediyor olduğumu söylemeye çok kötü ihtiyaç duydum.Müzik benim için bir terapi.İçinde bulunmuş olduğum bütün negatif şeylerden kaçış noktam.Bu beni kötüden iyiye dönmemi sağlar.

"Weight of the World"
Doğu motifleri ve çarpık vokal ile acımasız bir rock.
Rock şarkılar için yaşıyorum.listenin değişimi ile,sanırım birçok insan “My Immortal” ın daha fazlası olabileceğini düşündü.Fakat “My Immortal” Ben Moody’nin şarkısıydı !!! Kendim her zaman bizi çılgın yönlere çekmeyi deniyordum. "Weight of the World" ve "Sweet Sacrifice" ve "All That I'm Living For” gibi şarkılar benim için şaşırtıcı çünkü bunlarda adrenalin var.Özellikle bunları canlı çaldığımda görmelisiniz.

"Lithium"
”Lithium’un korkusunu unutmayı isteme” Birçok şarkıdan biri.Lee’nin düşük vokalle söylediği parça.
Bu şarkının nakaratını yaklaşık 16 yaşımdayken gitarla yazdım.Her zaman bunu iyi bir nakarat olduğunu düşündüm ama bunu hiçbir zaman kullanmadım.Bu parçayı piyanoda çalmaya başladım ve kıtalar oluştu.Benim beynimde bir yerlerde bazen kullanabileceğim kimsenin bilmediği gizli sözler,parçalar vardır.Bu bakımdan,bu şarkı çok eski,ama gerçek değildi,büyüdü.

"Cloud Nine"
Vokal kuvveti,kullanılır dizgiler,stüdyo efektleri ve Lee’nin kendi katlı haykırışları
Bu parça ayrılık hakkında.Albümde birçok ilişki çabası var.Her zaman ne hissettiğimi yazarım çünkü bu hakiki olan.Bir ilişki ile uğraşıyordum ve boşluğun bedenden dışarı atılması gibi hissediyordum.İlk söz her şeyi açıklıyor “Eğer yaşamak istiyorsan yaşa/Eğer gitmek istiyorsan git (If you want to live, let live/ If you want to go, let go) Burada ne yapıyoruz?/Çünkü sensiz yaşayabilirim”

"Snow White Queen"
Lee’nin çok kuvvetli vokal performanslarından biri.
İz üstündeki avcılarla bazı anlaşılmaz tecrübeler geçirdim.Bunun nasıl olduğu anlaşılmaz.Benim sözlerim çok samimi sanki insanlar gerçekten beni biliyorlar gibi ve bilmiyorum bütün özelim tamamen sarılmış ve evimde kalamadığım bir çok gece vardı.Bu yüzden avcıların gözünde ve tabii ki kendi açımdan da böyle bir şarkı yazdım.

"Lacrymosa"
Bu ağıt anlamına gelir.Bunu duyduğunuzda açıkça anlaşılır.
Dokuz yaşımdayken Amadeus’u gördüm ve Mozart’a aşık oldum.Mozart’ın Requiem’inden “Lacrymosa” benim bugüne kadar ki en favori parçamdır.Bu parçayı cover yapabileceğimizi her zaman umdum ama programlı bir şekilde ve gitarla ve iyi yaparak. Bu parça,istediğim ama daha önce yapamadığım,her şeyi yapmak için denediğim ehemmiyetimiz,bu yüzden Protools da bu karmaşıklığı yapmaya başladım.Terry bazı gitar riffleri yazdı ve bu mükemmel destanı bir metal epik yaptı.

"Like You"
Gergin,yaslı…ve en içten.Ballad şarkılarda “The Open Door”un “Fallen” a karşı galibiyeti.
“Like You” belki de albümdeki en samimi en hisli şarkı.Bu parça kız kardeşimi daha çocukluğumda kaybetmem ile ilgili.”Fallen” da da kız kardeşim için “Hello” şarkısı vardı.”Like You”,kız kardeşimin bu albümdeki yeri.

"Lose Control"
“İsmimi hatırlamazsın,Gerçekten umurumda değil (You don't remember my name, I don't really care)” Öfkenin müzikteki yeri.
Terry bu şarkıda bir çok mehil ve ses kullandı.Gitarı çalışı gerçekten ürpertici! Terry ayrıca sevdiğim “half-step” 2 tel kullandı.Gerçekten böyle bir şeyi daha önce yapmadım çünkü Ben Moody bunu sevmezdi.Ama “Lose Control” gibi şarkılar C den C ye gider,geri ve ileri.Bunu seviyorum.Bu Portishead etkisi.

"The Only One"
Eğer O cehennemin dokuzuncu katında söylüyor olsaydı,Sarah McLachlan gibi olurdu.
Bu şarkı,ergenlik çağımda dogmatik düşünceyle ilgili deneyimlerim hakkında.Düşünüyordum da çevremdeki tüm insanlar gerçektende kendim ait olmadığım bir dünyada kaybolmuşlar gibi görünüyordu.Bu ruhsallığın bir türü.Biz isminin orijinalini “Tuna Afternoon” koymuştuk.Biz hala şarkıya “Tuna Afternoon” diyoruz..Bazen parçanın ismini koymak zor olur.

"Your Star"
Tepkili bitişi,Terry Balsamo’nun Pantera bağılılığından ilham alınan parça.
Birkaç yıl önce kendimi çok yalnız hissediyordum ve turneye çıkmaktan korkuyordum.Lisbon’a henüz yeni varmıştık ve odamdaydım,uçaktaymış gibi yorgun ve garip hissediyordum.Evimdeyken,geceleri yıldızları görebiliyordum.Ama Lisbon da otel camından baktığımda hiçbir şey göremedim çünkü çok büyük bir şehirdeydik.Bu son zerreydi.Kendimi çok depresif hissettim,sadece şarkı söylemeye başladım.

"All That I'm Living For"
Lee’nin kırılgan teslimine rağmen gitarların momentumu korumasının bir ihtiraz kaydı açıklığı.
Bu şarkıyı seviyorum.Bu bizi çok farklı hissettiriyor.Sözler benim yazma sürecim hakkında-şarkıları nasıl oluşturduğum,niçin bunu yaptığım ve her şeyi nasıl karıştırmayı deniyor olduğum hakkında.İlk sözler “gecenin başlangıcını hissedebiliyorum / yaşamaktan ayır beni.”Yazmaya başladığımda her zaman gece vakti olur,sadece yarı karanlık gibi oluyor.

"Good Enough"
İyiyim,iyisin.Bütün piyanolar ve nazik vokaller,umutlu mesajla albümün bitişi.
Tüm albümü yazarken birçok zor şeyle karşı karşıya kaldım ve bitirirken bu kötü olaylardan uzaklaşmak için adım attım.Bu çok zor.Bunun için çok güçlü ve cesur olmak zorundasınız.Bunu yaptıktan sonra,kendimi çok inanılmaz hissettim.İlk zaman için nasıl iyi hissettiğime dayanan şarkı yazabildiğimi anladım.Bunu daha önce hiç yapmamıştım

"alıntı"

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Amy Lee'nin The Open Door'a Yorumları

Mesaj  <<<LieS>>& Bir Paz Eyl. 07 2008, 09:49

paylaşım için sağol...
avatar
<<<LieS>>&

Mesaj Sayısı : 64
Kayıt tarihi : 05/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz